Facebook
Twitter
Başa Dön
FARK YARATMAK

Kadınlar için ortak hareket

2 Aralık 2015 , Çarşamba 08:29
Kadınlar için ortak hareket
dilekc69@gmail.com

Türkiye’deki sivil toplum örgütleri, özel firmalar ve üniversiteler oluşturdukları farklı ortak platformlarla kadının ekonomik hayatta daha da güçlenmesi için çalışmalarını hızlandırıyorlar. Hiç kuşkusuz bu çalışmaların başlangıcında 2000’li yılların başında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 147 hükümet başkanının “küresel düzeyde insan onuru ve eşitlik ilkelerinin güçlendirilmesi için topluca taşıdıkları sorumluluğu” kabul ederek Binyıl Bildirgesi’ni ilan etmesi var. Bildirgeyle ülke başkanları 2015 yılına kadar öncelikli sekiz hedef belirledi. İşte bu sekiz hedeften biri olan kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve kadınların konumunun güçlendirilmesi maddesi, diğer alanlarda ve amaçlarda ilerleme kaydedebilmenin ön koşulunu oluşturuyor.

25 Eylül 2015’de ise New York’ta bir araya gelen Birleşmiş Milletler mensubu devletler, önümüzdeki 15 yılda hangi konulara yoğunlaşacaklarını gösteren “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”ni konuştular.  Hep birlikte yoksulluğa son vermek, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele etmek ve gezegenimizi korumak için bir yol haritası belirlediler. Belirlenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH), arasında yine cinsiyet eşitliğini sağlamak ve kadının ekonomik hayata dahil olmasını sağlamak en çok üzerinde durulan konuların başında geldi.

Kadının iş gücüne katılım oranı dünyada yüzde 51. Türkiye'de ise bu oran yüzde 30 civarında. Dünyanın en büyük 16. ekonomisi olan ülkemizin bu konudaki performansı maalesef çok kötü. Ülkemiz 142 ülke arasından ancak 132. sırada yer alıyor.

İşte tüm bu gelişmelerin ve sonuçların paralelinde ülkemizde bu konuda yapılan çalışmaları hızlandırmak kaçınılmaz oldu. Özellikle son iki yıldan bu yana Türkiye’de birçok sivil toplum örgütü ve özel firma tarafından oluşturulan çeşitli çalışma grupları bu konuda ortak hareket ederek bir sinerji yaratmak üzere birleştiler. Kadın, erkek arasındaki cinsiyet eşitliğini sağlamak, kadını ekonomik hayatın içine sokmak ve kadına karşı şiddeti önlemek üzerine çalışmalar yapan bu gruplar şimdiden birçok konuda dikkat çekici çalışmalara imza attılar.

Bu doğrultuda Global Compact Türkiye çatısı altında yer alan kurumların temsilcilerinden oluşan Kadının Güçlenmesi Çalışma grubu geçtiğimiz Şubat ayında İstanbul’da ve sonra da Kasım ayında Ankara’da bir araya geldi. Kendi içinde belirledikleri ortak hedefler doğrultusunda çalışmalar yapan grup “Kadın güçlenirse, toplum güçlenir” sloganı ile hareket ediyor. Yıl boyunca birçok çalışmaya imza atan grubun geçtiğimiz yıl desteklediği en önemli organizasyon ise hiç kuşkusuz 6 Mart 2015 tarihinde Borsa İstanbul’un ev sahipliğinde, Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women), UN Global Compact ve Sürdürülebilir Borsalar Girişimi (Sustainable Stock Exchanges Initiative-SSE) iş birliğiyle kadın-erkek eşitliği ve kadınların ekonomik hayatta güçlenmesi konularında farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen Gong Töreni’ydi. Toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin artırılmasına ve kadınların ekonomik alanda güçlenmesine katkıda bulunmak amacıyla yapılan bu törende  18 firma, Birleşmiş Milletler Kadını Güçlendirme İlkeleri’ne uyacağına dair imza attı. Şu anda Türkiye’de 53 WEP’s imzacısı bulunuyor. 

Diğer yandan kadının ekonomik hayatta olması konusunu destekleyen TÜSİAD, kreş ve bakım evlerinin yaygınlaştırılması için, yatırım teşviklerine “kreş ve çocuk bakım evleri ve okul öncesi eğitimin” de dahil edilmesini önerdi ve 9 Mayıs 2014 tarihli Resmi Gazete’de özel sektör tarafından gerçekleştirilecek olan kreş, gündüz bakım evleri ve okul öncesi eğitim, “öncelikli yatırım” konuları arasına dahil edildi. İşte TÜSİAD’a üye firmaların temsilcilerinden oluşturulan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu da 2015 yılında özellikle kreş konusuna odaklandı ve bu teşviğin bilinirliğini artırmaya yönelik çalışmalar yaptı.

Yine TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu’nun içinde yer aldığı ve desteklediği  diğer bir konu da “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi" (Business Against Domestic Violence Project) oldu. Bu projede; Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu liderliği ile Nisan 2014’ten bu yana kadına yönelik aile içi veya yakın ilişkide bulundukları kişilerden kaynaklanan şiddete karşı, iş yerlerinde destek mekanizmaları oluşturmak ve iş dünyasının yönetimsel ve örgütsel yeteneklerini kullanarak aile içi şiddeti azaltıcı en iyi uygulamaları, araç ve yöntemleri yaygınlaştırmak için çalışmalar yapılıyor.

Hollanda Başkonsolosluğu hibesi, UNFPA'in ve IPSOS'un araştırma desteğiyle hayata geçirilen proje, iş dünyasında kadın hakları konusunda farkındalık yaratmayı ve kadınların çalışma ortamlarını iyileştirerek iş yaşamında daha etkin rol alabilmelerini hedefliyor. Bu doğrultuda İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi tarafından hazırlanan “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle İlgili İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi” 15 Aralık 2015 tarihinde kamuoyuna tanıtılacak.

Birleşmiş Milletler’in 25 Kasım ile 10 Aralık tarihleri arasında devam edecek Kadına Karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele Günleri kapsamında hayata geçirilen “Dünyayı turuncuya boya” kampanyası ile her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı başlatılan kampanyaya Birleşmiş Milletler’in 25 Kasım ile 10 Aralık tarihleri arasında devam edecek Kadına Karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele Günleri kapsamında hayata geçirilen “Dünyayı turuncuya boya” kampanyası ile her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı başlatılan kampanyaya Yine tüm bu çalışma grupları içerisinde yer alan kuruluşlar tarafından Birleşmiş Milletler liderliğinde 25 Kasım’da başlayıp 10 Aralık tarihinde bitecek olan “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında hayata geçirilen “Dünyayı turuncuya boya” kampanyası ile her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı dikkat çekmek üzere etkinlikler yapılıyor.

Tüm bu ortak çabalar kadını ekonomik ve sosyal hayatta güçlendirmek için. Kadınların ekonomiye katılımı sadece bir insan hakları meselesi değil. Bugün dünyada kadınları daha çok ekonomik hayata katarsak, yavaş büyüme trendine giren dünyanın daha hızlı büyüyeceğini hepimiz biliyoruz. Yönetim kurullarında daha fazla kadın olan, çalışma hayatındaki ekiplerde daha fazla kadın olan şirketlerin daha başarılı olduğunu bu konuda  yapılan araştırmalar bize gösteriyor.

Unutulmamalıdır ki; kadınlarımızın hak ettikleri şekilde yer almadıkları bir iş hayatı, sosyal yaşam ya da gelecek yarım kalmış olacaktır. Bu nedenle bu satırlar aracılığıyla zaman zaman yaptığım çağrıyı bir kez daha yineliyorum ve tüm iletişimcileri temsil ettikleri kuruluşlarda cinsiyet eşitliği ve kadının istihdamını arttırmaya yönelik iletişim stratejileri geliştirmeye ve farkındalık yaratmaya davet ediyorum. Çünkü “Kadın güçlenirse, toplum güçlenir...”

 

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Medya
GALERİ
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları