Facebook
Twitter
Başa Dön
FARK YARATMAK

İletişimciler pozitif düşünce ile fark yaratacak

4 Haziran 2012 , Pazartesi 09:00
İletişimciler pozitif düşünce ile fark yaratacak
dilekc69@gmail.com

Bundan birkaç yıl önce, firmalarda pozitif düşünce, duygusal zeka, sevgi, ait hissetme, empati kurma gibi kavramlar konuşulmazken, günümüzde yoğun olarak konuşulmaya, irdelenmeye başladı. Firmalar artık çalışanlarını birer makine gibi görmüyor. Onları sosyal bir varlık olarak gören günümüz kurumları, başarının pozitif bakış açısı ile hayat bulan ortak güçten doğacak sinerjide yattığını biliyor. Hatta firmalar, İletişim ve İnsan Kaynakları Departmanları aracılığı ile üretim anında ve diğer zamanlarda çalışanlarını bu sistemin içine katarak, maksimum verim elde etmenin yollarını arıyor. Yönetim politikaları oluşturulurken, emir komuta zincirini bir kenara bırakan şirketler, üretime ilişkin tüm süreçlerde, çalışanların fikirlerine de kulak veriyor. Düşüncelerin özgürce açıklanması, sebep ve sonuçların tüm çalışanlarla paylaşılması, temel yönetim ilkelerinden birini oluşturuyor.

Global dünyada, rekabetin acımasız yüzüyle karşı karşıya olan şirketler, işletmeyi başarıya taşıyacak en önemli kaynaklardan birinin “insan kaynağı” olduğunun farkında. Artık kurum içi iletişimin ağırlık kazandığı, sadece çalışanların değil ailelerinin de gönlünü kazanmak için   topyekün çaba harcandığı bir dönemdeyiz. Çalışan memnuniyeti, müşteri memnuniyetini; müşteri memnuniyeti, çalışan memnuniyetini doğururken, duyguların ön plana çıktığı yeni dönemde, firmalar “sevgi şirketleri” dediğimiz bir forma kavuşuyor.

Geçmiş yıllardan farklı olarak, gelecekte pozitife odaklanan “sevgi şirketleri” çok daha fazla önem kazanacak. Bugün bile bir şirkette alınan ücret kadar, o şirkete duyulan güven, ait hissetme duygusu, mutluluk ve bağlılık oldukça önem taşıyor. Günümüzde artık duygusal zeka, IQ’nun önüne geçmiş durumda. Duyguların farkına varmak, empati kurmak, pozitif yaklaşım sergilemek, sosyal ilişkiler kurmak ve motivasyon sağlamak vazgeçilmez unsurlar haline geldi.

Günümüzde varlığını sadece üretimle sürdüren, toplumdan kopuk işletmelerin başarı şansı kalmadı. Artık firmaların topluma verdiği sıcak mesajlar, yarattığı katma değer, sempatik ve sevecen yaklaşımlar daha fazla anlam taşıyor. Şimdiden görülüyor ki, gelecek pozitif düşünceye odaklanan “insancıl şirketler”in olacak. Hissedarları, çalışanları, müşterileri, tedarikçileri ve toplumun tüm kesimleriyle pozitif sinerji yaratarak sevgi zinciri oluşturarak faaliyet gösterenler başarıya ulaşacak. Yeni dönemde duygulara hitap etmek, çalışanları pozitife odaklamak daha büyük anlam taşıyacak. Kuralcı ve baskıcı şirketlere oranla, pozitife odaklanan “sevgi şirketleri” en dayanıklı şirketler olarak kalacak.

“Sevgi şirketleri”, sosyal sorumluluk konusunda da duyarlılık gösterip, pozitif yaklaşımları ile farklılaşıyor. Çalışanlarına, müşterilerine ve bulundukları çevreye karşı maksimum fayda sağlamayı hedefleyen bu şirketler, toplumun, rakiplerinin ve uluslararası arenadaki işletmelerin gözünde değer kazanıyor. Son yıllarda birçok firma, reklam projelerinden çok, sosyal sorumluluk projeleriyle adından söz ettirmeye başladı. Firmalar, üretim sürecindeki tüm tarafları sosyal sorumluluk projelerine dahil ederek, toplumun kanayan yaralarına da merhem oluyor. Böylece firmanın çalışan memnuniyeti ve müşteri memnuniyetine, toplumda yarattığı pozitif etki ve itibar da eklenmiş oluyor.

Gelecekte sevgi şirketlerinin oluşması için Kurumsal İletişim Departmanlarının rolü de hiç olmadığı kadar önemli olacak. Bu departmanlarda çalışan kişiler de iletişim süreçlerini pozitif düşünce ve “Önce İnsan” anlayışı ile ne kadar çok entegre edebilirlerse o kadar yaptıkları işlerde fark yatacaklar. Firmanın tüm hedef kitlelerine verdikleri mesajlarda kalplere hitap ettikleri oranda aranır, tercih edilir olacaklar.

Gelecek pozitife odaklanan, insanı öne çıkararak duygulara hitap eden iletişimcilerin olacak...

                                                                                                                                    

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları