Facebook
Twitter
Başa Dön
STRATEJİ

İnsanın yolculuğunda iletişim ve denemenin rolü

6 Aralık 2016 , Salı 10:31
İnsanın yolculuğunda iletişim ve denemenin rolü
hakan@senbir.gs

İnsanın yolculuğunda iki bileşen pazarlama, markalaşma ve itibar konularında çalışanlar için önem arz etmektedir. Bunlardan birincisi iletişim, ikincisi ise denemedir. Tarih boyunca iletişim kurarak ve deneyerek ilerleme kaydeden türümüz, evrimin bu aşamasında diğer türlere karşı olağanüstü bir hakimiyet sağlamıştır. Bu hakimiyetle iletişim ve denemenin rolü büyüktür.

Ancak bu iki kavramdan sadece iyi çıktılar elde ettiğimizi söylememiz mümkün değildir. Mesela, insanın iletişimi algılama biçimi çoğu zaman barışa değil, savaşa katkı sağlamıştır. Şüphesiz bundan 70-80 bin yıl önce bulunduğu toprakları terk ederek başka diyarlara yürüyen ya da salla seyahat eden ilk atalarımız farklı türlerle karşılaşmaya başladıkça iletişimi de keşfetmişlerdir. Diller, inançlar birbiri ile karşılaşmış, ticaret gelişmiş ve daha fazlaya sahip olma arzusu oluşmaya başlamıştır. Tüm bu transformasyon sırasında Sapiens’in elindeki en büyük silah her zaman iletişim kurma ve işbirliği yapma becerisi olmuştur. Ancak Sapiens’in bir tür olarak sahip olduğu rekabetçi ruhu çoğu zaman iletişim kurma ve işbirliği yapma becerisinin önüne geçmiştir.

İnsanın evrimsel yolculuğunda ikinci önemli bileşen de deneme ya da deney yapma özelliğidir. İnsan pek çok buluşu deneyerek ortaya koymuştur. İlk önemli buluşlarından olan ateş ve tekerlek, belki de tüm buluşların içinde en önemlileri olarak sayılabilir. Türümüz tüm bunları deneme ile bulmuştur. Ancak unutulmaması gereken bir konu daha var ki, o da, bu deneylerin bir taraftan başımıza yeni işler de açtığı gerçeğidir. Mesela bunların başında buğday gelmektedir. Sapiens kendi yolculuğunda karşılaştığı bu tahılı dünyaca meşhur hale getirmiş ve bundan ürettiği başta ekmek olmak üzere pek çok gıda türü, şeker hastalığından damar tıkanıklığına kadar ölümcül rahatsızlıkların başımıza dert olmasına neden olmuştur.

Özetle, türümüz diğer canlılardan farklı olarak kendilerine sunulan doğal davranışları bir kenara park ederek, daima arayış içinde yaşayan bir tür olmuştur. Bu arayışta da iki önemli yöntem olarak iletişim ve denemeyi kullanmıştır. Ancak göz ardı edilmemesi gereken şudur ki, bu iki araç da bir yandan fayda üretirken, öte yandan kalıcı zararlar da yaratmaktadır.

“İletişim” ve “deneme”, sosyal konular olan ve içeriği itibariyle müspet olmayan pek çok öge içeren pazarlama, markalaşma, itibar gibi alanlarda sıklıkla kullanılan bileşenlerdir. Bu nedenle, “Bu bileşenlerin sağlıklı sonuçlar üretmesi için ne yapmalıyız?” sorusu kritik önem arz etmektedir.

İletişimin sağlıklı sonuçlar üretmesi için “işbirliği” yapmak büyük önem arz eder. Bugünün iş dünyasında, gerek bire bir iletişimde ve gerekse kitlesel iletişimde karşılıklı fayda esaslı bir anlayış her yerde hakim olmaya başlamıştır. İşbirliğinin merkezde olmadığı her türlü iletişim şeklinde savaş ve kavga varken, işbirliğinin merkezde olduğu iletişim şekilleri karşılıklı faydalar üretmektedir. İşbirliği ile kast ettiğim mutlaka rakiplerin bir araya gelerek birlikte iş yapmaları değildir. Birbirleri ile savaşmak yerine sektörün büyümesini sağlayan ortak endüstriyel bakış açıları ve bunlara uygun centilmen ve profesyonel tavırlardan söz etmekteyim. Oyun kuramında olduğu gibi, taraflardan birinin kazancının diğerinin zararı olduğu “Sıfır Toplamlı Model” ile değil, birbirlerine rakip olsalar da her iki tarafın da karlı olabileceği bir denge durumu olan “Sıfır Toplamlı Olmayan Model” çerçevesinde çalışmaktan bahsediyorum. İnsanlık tarihi boyunca her insanın, her ailenin, her kurumun, her şirketin, diğerlerinin rakibi olduğunu kabul edersek, tüm tarafların iletişim tercihlerini işbirliğinden yana yapmalarının önemi açıklıkla ortaya çıkar.

Peki, denemenin daha olumlu sonuçlar üretmesi için ne yapmalıyız? Pazarlama, markalaşma, itibar gibi, çalıştığımız alanlarda sonuçları önceden tam olarak kestirilemeyen işler yapmaktayız. Bu işler zaman zaman başarılı zaman zaman da başarısız sonuçlar üretmektedir. Bu noktada unutulmaması gereken, her marka kimliğinin, her pazarlama stratejisinin, her itibar yönetimi projesinin bir yönü ile deneme olduğunun unutulmamasıdır. İlk insanlar buğdayı bulduklarında çok sevinmiş olabilirler. Ancak bu tahılın şeker hastalığı ve kalp-damar hastalıkları açısından yarattığı dertler ortada. Şüphesiz Sapiens’ten bunu başta anlamasını bekleyemezdik. Elinde buğdayın yaratacağı olumsuz etkilere yönelik hiçbir veri olmayan bu türden böyle bir beklenti gerçekçi olamaz. Ancak bugün bizim elimizde, gerçekleştirdiğimiz tüm etkinliklerin sonuçlarını pek çok eksende değerlendirebileceğimiz modeller bulunmaktadır. Bu sonuçların başarıdan yana olmasını sağlamak, gerçekleştirdiğimiz her işin aslında bir deneme yönü olduğunu unutmamak ve bu esasla sürekli gözlem yapmayı bilmekten geçiyor.

Özetle, gelişmemiz ve ilerlememiz “İletişim” eyleminin karşılıklı işbirliğine dayanması ve “Deneme” eyleminin de yaratacağı sonuçların modellerle gözlemlenmesine bağlıdır.

Hakan Senbir Twitter hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

Hakan Senbir Facebook hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

 

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları