Facebook
Twitter
Başa Dön
STRATEJİ

Düşünmenin Ölüm İlanı: Kopyalayan Beyin

10 Eylül 2018 , Pazartesi 11:08
Düşünmenin Ölüm İlanı: Kopyalayan Beyin
hakan@senbir.gs

Geçen yılki yazılarımın birinde, “Düşünmenin Ölümü” üzerine yazmıştım. O yazımda, bireyler nezdinde düşünmenin ölümü ile beraber, toplumun da düşünemez hale geldiğini; bunun sonucunda da, hem özel hayatta, hem bilimde ve sanatta, hem de iş hayatında düşünerek yaşamayan insanların sayısının arttığını ifade etmiştim.

Belirli aralıklarla, farklı alanlardan örnekler vererek “Düşünmenin Ölümü” üzerine yazmaya devam edeceğim. Çünkü, hayatın pek çok alanında yaşadığımız sıkıntıların temelinde “Düşünmenin Ölümü”nün yattığını düşünüyorum.

Etrafımızdaki pek çok olaya, yönteme veya ilişki biçimine baktığımızda düşünmenin öldüğünü görebiliriz. Aşağıdaki örnekler, bu sorunun hayatın içindeki yansımaları olarak bazı gözlemlerimdir.

1. Çalıştığınız kurumlarda, insanların belgeleri adlandırma biçimlerine bakın. Bu belgelerin büyük bölümü anlamsız isimlendirmelere sahiptir. Çoğu zaman sadece proje ya da marka adı yazılıp geçiştirilir. Oysa bir projenin pek çok aşaması vardır ama kimse dosyanın içeriğine yönelik bir adlandırma yapmaz. Hatta tarih yazmak bile pek çok kişinin aklına gelmez. Bu nedenle şöyle adlandırmalara sahip pek çok belge görürüz: XXXXX_SON, XXXXX_SON_SON, XXXXX_SON_SON_SON. Hatta daha kötüsü XXXXX_SON_FINAL şeklinde bile adlandırılabilir, ne yazık ki.
2. İş yaptığımız pek çok endüstride çalışılan yöntem ve modeller genellikle batı ülkelerinden alınmıştır. Endüstrinin gerçeklerine uygun bir yöntem ve modeli yerli olarak geliştirmek için çok az sayıda insan çaba göstermektedir. Kopyalamak bir tür konfor bölgesi haline gelmiştir ve bu konfor bölgesi de düşünmenin içini bir hastalık gibi oyar ve sonunda öldürür.
3. Sadece iş hayatında değil, özel hayatta da düşünmenin ölümü yıkıcı etkilere sahiptir. Araçlar bencilce park edilir, trafik ışıklarında açık alan bırakılmaz, hiçbir konuda insanlar düzgün bir sıra oluşturmazlar, toplumda güven buharlaşır gider.

Bu örnekleri her alanda görmek mümkün. Çünkü düşünmenin ölümü ile birlikte ortaya çıkan içgüdüsel bencillik, hız denen aldatıcı ve pragmatik davranış türünü hayata geçirir. İşin doğasına uygun yavaşlıkta hareket edenler, yaşam alanları daraldığı için tür olarak kaybolurlar ya da mutasyona uğrarlar.

Düşünmenin ölüm ilanı kopyalamaktır. Kopyalayan beyin Edward de Bono’nun ifadesiyle, düşey düşünme şekline girer ve rutinlere teslim olur. Yaratıcı, yenilikçi fikir üreten ve provokatif bir eylem şekliyle hareket eden “Lateral Düşünce” şeklinden uzaklaşır; hatta onunla hayat boyu tanışamaz.

Anne ve babaların çocuklarına düşünmeyi öğretmesi gerekir. Okulların öğrencilere düşünme dersi vermesi gerekir. Patronların çalışanlara aynı şekilde düşünmeyi anlatması gerekir.

Aksi takdirde, düşünmeyen insanlardan oluşan bir toplum, kendi yağında sönen kısa bir mum fitili gibi boğulur.

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları