Facebook
Twitter
Başa Dön
NETİZEN

Teknoloji dünyasının şanssız çocuğu Nokia

15 Mayıs 2015 , Cuma 17:25
Teknoloji dünyasının şanssız çocuğu Nokia
atifunaldi@gmail.com

Nokia’nın geçmişinden bahsedeceksek, herhalde size 2001 yılında yazdığım Ekotimes dergisinde yayınlanan yazıyı okutmakta büyük yarar var…

------------------------------------------------

No-kia

Bazen insanlara şansın nerede güleceği belli olmuyor. Ama unutulmaması gereken en önemli konu şansın en büyüğünü yakalayan piyango talihlilerin hep hazin sonları olduğu…

1865 senesinde Fredrik Idestam, bir şirket kurarak, tuvalet kağıdı üretimine başlıyor. Şirket bir süre içinde Finlandiya’da etkin olmaya başlıyor. Yıllar böyle geçip gidiyor.. 1960’lara geldiğimizde şirket ani bir kararla radyo dalgaları üzerine çalışmalar yaparak, iletişim ve telefon üretimi işine giriyor.

İpuçlarına bakarak hepinizin Nokia’dan bahsettiğimi anladığınızdan eminim.. Yıllar içinde şirket piyasayı ele geçirmeye başlıyor. İyi veya kötü iletişim piyasasının devleri arasına yerleşiyor, fakat unutulmaması gereken konu bir nokta sonra gerilerde bırakılıyor.

Yıl 2001, işimiz iletişim hatta artık bilişim olunca işin içine yeni değişkenler giriyor. Pazarlama stratejilerindeki yeni değişimlerden bahsettiğim yazılarda bolca yazdığım için size müşteri odaklı pazarlamanın neden önemli olduğunu anlatmakdansa buna uyuna uyulmadığında neler olduğundan bahsetmek istiyorum. Evet sene 2001, hız yıllarının başları, compaq koskoca şirketin yarısından fazlasını satma kararını kimseye sızdırmadan sonuçlandırabiliyor. Şirketler iş planlarını ve güçlerini heran değiştiriyorlar. Müşteri kaybetmemek için kullanım hatası yüzünden bozulan bir ürünü bile dört kez değiştirebiliyor.

Ben merak ediyorum bu kadar iletişim gücünün önemli olduğu bir dünyada şirketler yeni çıkan teknolojilere ürün yetiştirmek için çırpınırken, müşterisini bozulan bir ürününü iki ayda değiştiremeyen bir şirket nasıl ayakta kalabilir?

Yine merak ediyorum, lansmanını yaptığı bir ürünü iki ay sonra nasıl satışa sunamaz, ya da iki ay sonra elinde olacak bir ürüne neden iki ay önce lansman yapar?

Türkiye iletişim pazarının devlerinden Nokia’dan bahsediyorum… İki ay içinde bir ürünün bozukluğunun teşhisini koyamayan, değiştirme kararı alıp yenisini getirtemeyen bir şirkete müşterileri nasıl güveniyor çok merak ediyorum..

Nokia iki ay önce Nokia 9210’un lansmanını yaptı.. Televizyonlarda reklamları dönüp dururken ellerinde hala ürün yok. İşin komik tarafı içinde GPRS ve bluetooth desteği olmayan bir ürünü piyasaya daha ne kadar geç çıkarmayı planlıyorlar.

Bilişim fuarına gidenler bilirler, Sagem, Mondo, Visor gibi PDA tarzı son derece başarılı renkli ekranlı, küçük boylu ve son derece gelişmiş ürünler varken Nokia 9210 nasıl bir Pazar payı yakalamayı planlıyor?

İletişim işi hız gerektirir… Doğruluk ve müşteri güveni gerektirir. Müşteri sadakatinin son derece düşük olduğu bu dönemlerde, bu kadar kötü teknik destek veren bir şirket pazarda kendine nasıl bir güç bulmayı bekler…

Hepimiz Nokia 9210’un çıkmasını hala bekliyoruz… Nokia bu şekilde yavaş ve yetersiz çalışmalar yapmaya devam edecekse, bence eski ürettim bantlarına ve ürünlerine dönseler daha mutlu olurlar sanırım…Ne de olsa orada satış sonrası teknik destek sorunu olmaz ;-))

NETleşmek üzere….

--------------------------------------------

Bana lansman yapma.

Yıllardır yeni çıkan ürünleri test ederim. Bu test işine başlamamdaki en büyük sebep, lokalizasyon ve bunun verdiği sorunlar oldu. Hiçbirimiz kimyada STP (standart Tempurature and Presure) diye geçen standart ortamlarda yaşamıyoruz. Bu nedenle kullandığımız cihazlardanda labaratuar ortamındaki performansı beklememiz mümkün değildir. İşte yaptığım testler bir ürünün Türkiye şartlarında bir Türk’ün elinde göstereceği başarıyı ölçümlemektir. Bunu anlatmanın en iyi yolu belki de Türkçe karakter setidir. Gelen bu ürünlerin Türkçe karakter setini kullanıp kullanamadığı son derece önemli bir konudur. İletişim cihazlarında Türkiye’deki altyapıya uygunluktan, genel geçer kullanım şekillerine uygunluk da bu test deneyimlerim arasındadır.

Bir süredir bu testler için cihaz soruşturmasında, Türkiye’de gerçekten büyük bir sorun olacak bir konu ile karşılaştım. Şirketler teknik destek eğitimini vermediği, destek yapısını oluşturmadığı, pazarlama ağını kurmadığı hatta ithal iznini almadığı ürünlerin lansmanlarını yapmaya başladılar. Bu gerçekten inanılmaz bir konu. Elinizde 2 ya da üç tane ürün var. Bütün basını bir otelin salonunda toplayıp, broşürler dağıtıp bir adet demo gerçekleştiriyorsunuz. Sonra biz basın mensupları bu bilgileri lansman haberleri, yeni çıkan ürünler olarak size bildiriyoruz. Sizler bu yazıları okuyup, kendinize bir ürün seçiyorsunuz, almak için satıcıya gittiğinizde aslında ürünün daha Türkiye sınırlarına girmeyi başaramadığını öğreniyorsunuz. Bu büyük yanlış belki de bizim bir boşluğumuzdan dolayı çıkıyor ama sonuç olarak siz Dünya’da değil, Türkiye’de var olduğu haberini okuduğunuz bir ürünü almaya çalışıyorsunuz... Aslında hepimizin asıl isteği, dünyada lansmanı yapılan bir ürünün eş zamanlı olarak Türkiye’de de alınabilir olması… Bunu yapan şirketler de tabii ki var. Mesela Microsoft Türkiye’de bu lansman ve pazarlama faaliyetlerini senkronize bir şekilde gerçekleştiriyor. Bu ise Microsoft ürünleri kullanan herkesi mutlu ediyor. Ericsson ise lansmanını yaptığı ürünlerin, stokunu bulundurmakla kalmayıp, teknik desteğini de hazır tutuyor.

Fakat bunu yapmayan şirketlerin bulunduğunu da hepimiz bir şekilde öğreniyoruz. Mesela bir süredir, okuyucularımın bir kısmı Nokia telefonların teknik desteğindeki yetersizliklerden dolayı son derece memnuniyetsiz olduklarından bahsediyorlar. Nokia 9210’un ise Türkiye sınırları içinde son derece az sayıda bulunduğunu Nokia’nın halkla ilişkiler şirketleri itiraf ediyor. Bu sorun, piyasaya iddialı bir giriş yapmayı planlayan Sagem WA3050 için de geçerli. İşin ilginç tarafı bu ürünlerin aslında, genel kullanım olarak toplu alımlar planlanarak üretilmiş ürünler olması. Kurumsal çözümler üretilmesi için planlanan bu ürünlerin aslında Türkiye’de son derece yetersiz bir teknik desteğe sahip olması bu şirketlerin sadece Pazar paylarını düşürmekle kalmayıp, kurumsal kimliklerine de zarar veriyor.

Bu nedenle bu ay sizin için bir "case study" gerçekleştirdim. Yeni bir anket şirketi kurduğumu varsayıp, bunu wireless bir uygulama ile gerçekleştirebileceğim cihazları inceledim. Bilişim fuarında bu verilere uygun dikkat çeken Ericsson r380s, Sagem WA3050, Handspring Visorphone, Nokia 9210, Mitsubishi Trium Mondo ürünlerini buldum. Şirket yetkililerine 5 soruluk bir anket yolladım. Bu ankete Sagem ve Nokia’dan cevap alamadım bu nedenle onların bilemediğim bilgilerini boş bırakacağım. Fakat daha önce yaptığım görüşmelerde halkla ilişkiler şirketlerinden bu cihazlar hakkında bazı bilgiler almıştım. Şimdi sorular ve aldığım cevaplarla başbaşa bırakıyorum.

NETleşmek üzere.

Sorular

1.         Ürününüz ile yazılım geliştirmek mümkün mü?

2.         Bunun için developing paketlerine ne şekilde ulaşılabilir?

3.         Ürününüz GPRS veya hızlı ve paket bağımlı bir network yapısını destekliyor mu?

4.         Ürününüzden 1000 veya üzeri toplu alım yapıldığında gümrük sorunları da dahil olmak üzere müşterinin eline kaç günde geçer?

5.         Bozulması durumunda ürünün tamiri için yeterli destek sistemi var mı?

Ürün   Yazılım Geliştirme   Developing paketine ulaşım         GPRS            Toplu Alım

Gümrük dahil           Teknik Destek

Ericsson r380s         EPOC işletim sistemi          Var. EPOC üzerinden mümkün.  Yok. 580s yakında çıkıyor. Standartlar aynı     10 gün içinde müşteriye ulaşıyor.           Ericsson teknik desteği (sorunsuz)

Handspring Visor    Palmos işletim sistemi        Var. http://www.handspring .com’dan ulaşabilirsiniz  Var. Genişleme yuvası ile mümkün    Önceden bilgi verilen sparişlerde 10 gün, sürpriz durumlarda en fazla 30 gün.          Garanti kapsamında bozulan ürünleri geri alarak yerine yenisini veriyorlar. Beklemek yok.

Nokia 9210   Bilinmiyor      Var. Yok        3 aydır ürün yok      Nokia Teknik Desteği

Sagem WA3050      Pocket PC (Windows CE) Microsoft Visual Studio      Yok     Ellerinde ürün yok Bilinmiyor

Mondo           Pocket PC (Windows CE) Microsoft Visual Studio      Var      30 günde teslim       7 bölgede destek merkezi ve abkım birimleri

-------------------------------------------------------------------------------------

2001 yılında bizar da sinirle yazdığım iki yazı elime geçti. Gerçekten o dönemde belki düşüşü görmüştüm ya da sadece bir tesadüftü. (Hayatımdaki diğer denyimlere bakarak bunun bir tesadüf olduğunu hiç zannetmiyorum). Yani benim için Nokia tarihi 2001 yılı öncesi ve sonrası diye ikiye ayrılır.

2001 yılı öncesini Nokia web sitesinde farklı sektörlere geçiş yapan başarılı şirket olarak tanımlar. İlk işleri olan kağıt üretiminden, radyo telefonlara doğru değişen şirket, 1979 yılında Finlandiyalı tv üreticisi Salora ile dünyanın ilk uluslararası mobil şebekesi olan Nordic Mobile Telephone’u kurdular. Nokia bundan sonra şebeke için ürünler üretmeye başladı.

Önce araç telefonları Mobira Senator ve Mobira Cityman’i üretti.

1994 yılında Nokia 2100 telefonlar için o hepimizin bildiği zilsesini üretti. Zil sesini dinlemek için lütfen tıklayın.

Nokia 2100 modeli dünyada 20 milyonun üzerinde satıldı. Reklam filmini izlemek için lütfen tıklayın.

1997 yılında Nokia Communicator ürününü yarattı. Küçük bir bilgisayar gibi görünen ürün o zaman bütün ihtiyaçları yerine getiriyordu. Nokia Communicator izlemek için lütfen tıklayın.

Aynı yıllarda Nokia hepimizin yıllarca rüyalarına giren oyunun lansmanını yaptı. Oyunun ismi “Snake” di. Oyunu http://playsnake.org/ adresinde oynayabilirsiniz.

Nokia 1996 yılında başlattığı 8xxx serisini, mobil telefon satışlarında liderliği yakaladığı 1998’den bir yıl sonra Matrix filminde kullandı. 8110 Nokia’nın kayan kapaklı efsane modellerinden biriydi.

https://www.youtube.com/watch?v=Lweuy1X9Tcg&t=3m42s

Uzmanlar Nokia’nın düşüşünü HTC’nin Google Android telefon çıkarmasına bağlasalar da, Nokia’nın en büyük hatası şirketi yeniden konumlandırma aşamasında bir eğlence şirketi olarak tanımlamasından kaynaklandı. Bu konumlandırma kendi sitelerindeki tarihçeleri sayfalarında analizlerinde yaptıkları hatadan kaynaklandı. Kendilerini farklı sektörlere geçişte başarılı olarak analiz etmişlerdi, ancak Nokia kullanıcısından uzaklaşmış, işin eğlencesine dalıp, üretim kalitesine yoğunlaşmayı unutmuştu.

Kendi binasında kiracı

Nokia düşüşünü yavaşlatmak için akla gelmeyecek yöntemler uyguladı. 2012 yılının sonunda merkez binasını 170 milyon avroya exillion adlı bir şirkete satıp sonra da lease ettiler.

3 Eylül 2013’te Nokia üretim kısmı Microsoft’a 7.2 milyar dolara satıldı. Bu satış işlemi 8 ay sürdü. Microsoft yaptığı açıklamada 2015 yılı itibari ile Nokia markasını telefonlardan kaldıracağını sadece Lumia’yı kullanacağını söyledi. 

 

Atıf Ünaldı Twitter hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

Atıf Ünaldı Facebook hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

 

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Medya
VİDEO İZLE
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları