Facebook
Twitter
Başa Dön
SEKİZİNCİ RENK

Bakma öyle anlayacaklar

4 Ekim 2016 , Salı 10:54
Bakma öyle anlayacaklar
suna@sekizincirenk.com.tr

Politikacılar açık, dürüst ve samimi algılanmak ister ve bilirler ki nasıl göründükleri bu konuda çok önemli bir belirleyicidir. Özellikle günümüzde genç seçmenin oyları ve sosyal medyanın yaygın kullanımı samimiyet konusunu daha da önemli hale getirdi. Öte yandan Nixon ve Kennedy düellosundan bu yana gündemden düşmeyen kılık kıyafet ve beden dili konusu her daim kritik. Halihazırda ABD seçimleri sona doğru yaklaşırken iki adayın iletişim stratejileri de sık sık gündemimizde yerini alıyor. İletişim sürecinde mesajların yüzde altmış beşi beden dili ile değerlendirilirken artık liderlerin sağlık durumları dahi rekabet unsuru olarak toplumun takibinde. Geçen hafta ben de bir televizyon kanalına konuk oldum, Clinton ve Trump’ın hitabetlerini, beden dillerini ve kıyafetlerini geçmişte günümüzde değişime de bakarak detaylı inceledik. Hangisi bu konuda eğitimli hangisi daha samimi, hangisinin inandırıcılığı yüksek, hangisi daha agresif bugüne dek gerçekleşen konuşmaları üzerinden uzman gözüyle değerlendirdim.

Geçmişe mazi derler...

Konuşma yaparken özellikle kalabalık bir topluluk karşısındaysanız  ya da televizyon yayınında  belli zamanlarda belli mesajları dile getirmek gerekir bu da beraberinde kontrollü duruşu getirir. Ne kadar samimi olmaya çalışsanız da vermeniz gereken mesajları etkili şekilde iletmek bir sorumluluktur. Birinin beden dilini izlerken bunu hep gözününe alırım, hele ki siyasiler sözkonusuysa, hele ki bir kriz durumu varsa. Kişinin beden dili normal durumlarda nasıldı ve olağandışı durumlarda nasıl bir değişim gösteriyor, incelerim. Sözlerle ifade edileni yeterince  desteklemeyen bir beden dili hatta bazen ufacık bir dudak hareketi kişiyi samimiyetsiz hale getirebilir. Bu da güven inşa etme sürecine zarar verir.  Mesajınız hem işitsel hem de görsel kanallara hitap edebildiyse psikolojide adlandırıldığı gibi “çift kodlama” sayesinde daha kalıcı bir öğrenme gerçekleşiyor, mesajınız daha kalıcı oluyor. Öte yandan, sık sık tekrarlanan göz kırpmalar, sürekli tekrarlayan dudak yalamalar, masaya vuran parmaklar izleyen herkese uzman olsun olmasın kişinin endişesini hissettirir. Neticede hepimiz birer beden dili uzmanıyız, insanoğlu konuşmaya başlamadan önce 4-5 milyon yıl boyunca işaretlerle anlaşabildiğine gore, hepimizin içine işlemiştir bu yetenek.

Güç, beğenilirlik ve güvenilirlik liderlerin iletişim süreçlerinde değerlendirilmesi gereken üç önemli kriter. Trump’ın tüm konuşmalarında kullandığı jestler, işaret parmağını kullanma tarzı, başparmağı ile kendini işaret etmesi, vursana vursana der gibi boksör edasıyla çenesini gösteren bir açıyla konuşması hep güç ve kontrol bende mesajını veren bir otoriter duruş sergilerken, Clinton’ın birlik, uyum ve istikrar mesajlarını bazen biraz fazla kontrollü beden dili kullanarak ilettiği, tebessümünün samimiyetsiz olduğu ve sadece söylenmesi gerekenleri söylemeye çalıştığı için eleştiriliyordu. Tabi Clinton’ın yıllara dayanan bir politika ve sahne deneyimi var. Tam da bu yüzden eleştirileri duysam da ben ikilinin karşılıklı düellosunu heyecanla bekliyordum ki Clinton performansıyla beni yanıltmadı.

Düello boyunca Trump’ı tahrik eden söylemlerinde öyle sakin, neşeli ve zarif bir uslubu vardı ki o eleştirilen kontrollü tavrı sayesinde başkanlık duruşunu yansıtan aday olarak zafer onundu. Trump’ın kendisinin sırtını sıvazlayan güç mesajıyla örülü hareketiyle başlayan düelloda Clinton onunla neredeyse hiç göz teması kurmayarak bir anlamda ona saygı duymadığını sessizce dile getirdi.

Trump iyi bir dinleyici olmak ve kontrol geliştirmesi konusunda çok uyarılmıştı ama malesef bunu ekranlarda göremedik, tüm tahrik edici yorumlara agresif bir şekilde ve söz hakkı olmayan anlarda cevap vererek uyarı aldı. Bir de Clinton’ın sağlık durumunu defalarca sorguladıktan sonra sık sık burnunu çekerek konuşmasıyla sosyal medyada epey espriye malzeme yaratmış oldu. Clinton ise omuz silken yaramaz çocuk gülüşleriyle seçmenden gelen eleştirileri iyi duyduğunu anlatan bir rahatlıktaydı.

Bu aralar iklinin atışması sosyal medyada devam ederken Clinton Trump’ın kadınlar hakkında söylemlerini gündeme getiriyor, Obama’nın seçim sürecinde etkin olan gençler ve özellikle kadınlar bu seçimde de belirleyici olacak. Bir de Clinton şu çuval ceketlerden vazgeçerse, daha bir keyifle izleyeceğim onu…

Gazel ayı başladı, çiçekleriyle resim veren ağaçlar kuruyan yapraklarıyla renk cümbüşünü yollarımıza seriyor bu ay. Onlar kışa hazırlanırken biz de başlasak hazırlıklara iyi olur, geçen yazıyı okumadan alışverişe çıkmayın olur mu? Sorularınızı bekliyorum.

Sevgiyle kalın,

Suna Kabadayı Bayraktar

 

Suna Kabadayı Twitter hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

Suna Kabadayı Instagram hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

Suna Kabadayı Facebook hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

 

 

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Medya
GALERİ
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları