Facebook
Twitter
Başa Dön
SEKİZİNCİ RENK

5 adımda sihirli değnek etkisi var mı?

3 Kasım 2014 , Pazartesi 13:42
5 adımda sihirli değnek etkisi var mı?
suna@sekizincirenk.com.tr

İmaj danışmanlarının sadece dış görünüşle ilgilendikleri imajını temizlemeye çalışan bir danışmandan merhaba size. Ben yıllardır bunu söylüyorum, yazıyorum, anlatıyorum. İmaj yönetimi içten dışa doğru bir yolculuktur diyorum... En önemlisi özgüven inşa etmektir. Hiç bir kıyafet bunun yerini alamaz. Gelin görün ki güzel resimler bombardımanında ben de instagram tiryakisi olmuş güzel resimleri beğenir buluyorum kendimi… Her görsel mecrada  güzellikler empoze ediliyor. Photoshoplu resimlerle kendimizi karşılaştırıyoruz çoğu zaman. Gerçek olmayana imreniyoruz… Bazen de olmadığımız bir şey olmaya çalışıyoruz… Dış görünüşümüzle  ilgili saplantılı denebilecek düzeyde kaygılar geliştirmemize şaşırmıyorum bu koşullar altında. Sosyal medyada kullandıkları profil resimlerini photoshoplayanlar için pratik uygulamalar yayınlanıyor, herkes beğenilme (likeable) olma peşinde… Oysa biz gerçek insanlarız, gerçek hikayelerimiz var…Hal böyleyken,  imaj danışmanının herkese iyi gelecek bir sihiri var mı?

Meslekte 10. yılımı tamamladım. Pek çok seminer verdim, binlerce kişiye ulaştım, pek çok birebir danışanım oldu. Kadın erkek birlikte çalıştığım danışanların büyük kısmının  vücudunda beğenmedigi bölgeleri tek tek tanımlamış,  fakat neyi beğendiğinin altını doldurmamış olduğunu gözlemliyorum… Ben de beğendiği noktaları onlara göstermeye çalışıyorum. Çünkü beğenileri tanımlayıp, kendinize bakıp bunları farkedebildiğinizde beynin ödül sistemi devreye giriyor, sizi ve duygularınızı yüceltiyor… Kendinle barışmanın yolu da burdan geçiyor…

Görünmeyeni görünur kılmak benim işim, eğer bir sihrim varsa, böyle tanımlamak en doğru ifade. Görünmeyeni önce o kişiye göstermek. Sonra başkalarının da görmesini sağlamak. Sadece aynada gördükleri değil, kişiyi kendiyle tanıştırmak, hayatın her alanında bu farkındalığı yaşatmak. Varsa bir sihirim, bu olsa gerek…

Geleneksel beğeni ölçütlerine uymayan, ama ışıl ışıl parıldayan insan mıknatısı kişiler tanıyoruz, ordaki cazibe ne photoshoplu görsellerdeki gibi metalik bir ışıltıyla parlayan ten ne de podyum ölçülerinde bir vücut…Peki öyleyse ne, neyi beğeniyoruz, neyi çekici buluyoruz?

Kendini farketmek, vücudunu tanımak… Yaşam tarzını, neleri sevdiğini, nelerin sana yakıştıgını tanımlamak… Kendi hikayeni ifade edebilmek… Hayattan ve koşullarından kopmadan,  kendi olmaktan korkmayan kişi kadar çekici bir başka tanım bilmiyorum ben.

Kişinin kendini ve güçlü yönlerini tanımlaması özgüven tazelemede önemli adımlar. Gelişim alanlarının da farkında olmalı ama sadece buraya odaklanılırsa özgüven zarar görür. Hepimizin takdire, kabule de susuz olduğu bir gerçek…

Hadi durmayın, siz de ayna karşısına geçin, önce aynadan başlayın…Kendinizde en beğendiğiniz noktaları görmeye odaklanın… Altını çizeceğiniz, öne çıkaracağınız yerleri belirledikten sonra alacağınız iltifatların tadını çıkarın…

Farkettim ki iltifatları en güzel çocuklar kabul ediyor, yetişkinler gibi bahaneler üretmiyor... Ayakkabısını beğenirsiniz, gömleğini de gösterir, çorabını da, daha çok iltifat ister…Nazim Hikmet’in dizelerindeki gibi:

Biz küçükken çok büyüktük.
Mesela kollarımızı bir açardık,
Dünyayı kucaklardık
Güzeldik biz küçükken.

Sonbahar gelse de, çocuk olun, güzel olun, mutlu olun…

SUNA KABADAYI

İmaj ve İletişim Danışmanı

 

Suna Kabadayı Twitter hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

Suna Kabadayı Instagram hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

Suna Kabadayı Facebook hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

 

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Yorumlar
Fügen Toksü / 3 Kasım 2014 , Pazartesi 22:20
Sevgili Suna, kadınlar ayna karşısında çok daha fazla zaman harcıyor ama aynalar kötüyü değil güzel olanı gösteriyor sanırım, kusurlur saklanıyor..)))
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları