Facebook
Twitter
Başa Dön
DEĞER YARATMAK

Meslek olarak Kurumsal Sosyal Sorumluluk

24 Ağustos 2012 , Cuma 14:14
Meslek olarak Kurumsal Sosyal Sorumluluk
hansin@hansin.net

KSS alanını meslek olarak tercih etmiş bir kişi olarak Üniversitelerde yaptığım sunumlarda genç arkadaşlardan bu alanda nasıl kariyer yapılabileceği sorusunu ara sıra alıyorum. İyi para kazandıran, prestijli ve iş güvencesi yüksek bir meslek arayışı içinde olan çoğu arkadaş için bu alan meslekten bile sayılmayabiliyor. Şirketlerin giderek daha önem verdiği ve ihtiyaç duyduğu bu uzmanlık alanını dolduranlar ise genellikle başka bir alandan geçiş yapmış ve belki de kariyer hayatının geçici bir döneminde bu işi kendine meşgale edinmiş kişilerden oluşuyor ve ilk fırsatta daha geleneksel ve kalıcı gördükleri diğer alanlara kayıyorlar. Sosyal ve çevresel konulara kendini adamış misyonerler için bile bir sivil toplum kuruluşunda işe başlamak, kendi projesini oluşturup fon yaratmak ve nihayetinde kendi derneğini açıp toplumsal liderliğe soyunmak daha anlamlı, sağlam ve itibarlı bir kariyer olarak kabul ediliyor.

KSS itibar için yapılan bir işken KSS çalışanı olmak neden bu kadar itibar görmüyor? 

Bunun birçok sebebi olabilir: KSS'nin şirketler için yeni ve hala gelişen bir konu olması, rol model olabilecek başarı hikayelerinin henüz azlığı, KSS alanında spesifik eğitim veren yüksek öğrenim programlarının eksikliği, KSS çalışanlarına sağlanan kariyer imkanlarının kıtlığı, KSS'nin bazılarınca moda bir akım olarak görülmesi ve geleceğinin olmadığı şüphesi, KSS'nin sponsorluk ve gönüllülük çalışmalarıyla sınırlı olması gerektiği algısı ve para harcayan, para kazandırmayan bir alan olduğunun düşünülmesi, bu alanda üst yönetime girebilmek için hem strateji geliştirme hem uygulamada en az 15-20 yıllık deneyime sahip işgücünün azlığı ve belki de en önemlisi birçok şirkette KSS yönetiminin iş süreçlerine hala tam entegre edilmemiş olması gibi. 

KSS'yi meslek olarak yürüten birçok kişiyi çok yakından tanıdığım için onlara bazı sorular sorarak bu konu hakkındaki duygularını tespit etmeye çalıştım. Birinci grupta bu işi şirket bünyesinde yürütenler var. İkinci grupta sahip olduğu deneyimleri değerlendirerek kendine bir KSS (ya da KSS ve Kurumsal İletişim) işi kurmuş kişiler var. Üçüncü grupta ise özel sektör dışında ama özel sektörün KSS çalışmalarını yürüten danışmanlar var. Bu kişiler kimi zaman bağımsız, kimi zaman kar amacı gütmeyen bir yapı içinde çalışıyor. Aynı kişi kariyer hayatı boyunca kendini bu üç alanda gidip gelirken bulabiliyor. Bazıları kişisel tercihlere bağlı olarak bağımsız kalmayı tercih ediyor, bazıları iş kurup patron olmayı istiyor, bazıları da iyi bir şirkete girip bordrolu çalışan olmanın kendisi için en iyisi olduğunu düşünüyor. Görünen o ki, bu alanda pek kimse açıkta kalmıyor ama gene de KSS bir meslek olarak kendini gençlere satmayı başaramıyor. 

Şu göz ardı edilmemeli ki, KSS sürekli yeniden tanımlanıyor ve her şirketin net bir şekilde kabul edeceği bir yaklaşım yok. Bu alanda Birleşmiş Milletler başta gelmek üzere (Küresel İlkeler Sözlemesi'yle) bazı kurumların standart oluşturma çabası yıllardır devam ediyor ve görünen o ki daha da uzun zaman devam edecek. Egzotik şehirlerde gerçekleştirilen buluşmalarda bu tartışmalar devam ederken, tartışmaya muhatap olan  yöneticiler arasında yeterli bir bilinç oluşmuş görünüyor. 2010 yılında Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Accenture tarafından hazırlanan bir araştırmada şirket yöneticilerinin yüzde 97'sinin KSS konularının şirketler için stratejik bir öneme sahip olduğuna ve işlerin performasını doğrudan etkilediğine inandığını gösteriyor. Günümüzde çok uluslu şirketlerin hemen hepsinin KSS'yi daha iyi anlamak ve uygulamak için bütçeler ayırdığını ve kadrolar kurduğunu görüyoruz. KSS alanında kariyer yapmak isteyenler için sürekli yeni iş imkanları çıkıyor ve uzman kişilere daha çok ihtiyaç doğuyor. Henüz sayıları az olsa da bazı şirketlerin KSS alanından sorumlu Başkan Yardımcısı, Kıdemli Başkan Yardımcısı, Sürdürülebilirlik Genel Müdürü (CSO) gibi üst düzey pozisyonlar oluşturduğunu dahi görüyoruz.

KSS hızla yükselen bir kariyer alanı. Şirketler KSS konularını iş süreçlerine daha sıkı entegre ettikçe, doğru şekilde planlanmış KSS uygulamaları sosyal ve ticari performansa eşit güçlerde katkıda bulunacaktır ve KSS uzmanlığı şirkete en çok değer katan alanlardan biri olacaktır. Geleceğin CEO'larının sadece hissedarların değil, tüm paydaşların beklentilerini en doğru şekilde yönetebilen KSS kökenli kişilerden olmaması için hiçbir sebep göremiyorum.

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları