Facebook
Twitter
Başa Dön

Türkiye'yi anlama kılavuzu

18 Eylül 2012 , Salı 13:08
Türkiye'yi anlama kılavuzu

Alışveriş alışkanlıkları

  • Marka tercihi
  • İndirim ve promosyonlar
  • Görsellik
  • Yeni ürünlere açıklık
  • Pazarlık
  • Planlı alışveriş

Alışverişte patron kadın

S izce Türk ailelerinde kadının sözü mü geçer erkeğin mi? Konuya göre değişir mi? Erkek dışarıdayken ve toplum içerisindeyken çok maço gözükürken evin içerisinde farklı bir kimliğe mi bürünür? Hanenin bütçesini kim yönetir? Paranın kontrolü kimdedir? Evin patronu erkek midir kadın mıdır? Cevap konuya göre değişir de olabilir aileye göre değişir de olabilir. Ama şu bir gerçek ki konu evin genel yönetimi olunca patron kadındır. Evin genel yönetimindeki en önemli maddelerden biri olan ev alışverişinin sorumlusu çok büyük oranda evin kadınıdır. Kadın sadece teknoloji ve elektronik satın alım sorumluluğunu büyük oranda eşine bırakırken geri kalan konularda alışverişi sahiplenmiştir ve neredeyse tüm sektörlerde satın alım kararını üstüne almıştır.

Bu sebepten dolayı satın alım davranışlarında çok ciddi bir uzmanlık gözlemlemekteyiz. Bunun bir uzantısı olarak çalışmayan kadınlar mesleklerine “ev kadını” yazmaktalar, yani aslında bu bir iş ve iyi yapılması gereken bir iş. Aile bütçesini ay sonuna kadar denkleştirebilmek için çok önemli bir görev üstleniyorlar. Mecburen ödenecek olan kira, ısınma, ulaşım, iletişim, elektrik, sağlık ve çocukların okul masrafları vb. gibi giderler dışındaki değişken giderler ki bunlar genel ev alışverişleri, ay sonunun rahat gelmesi için çok kritik. Dolayısı ile ev kadını mesleği aslında çok önemli.

Peki ev kadını ay sonunu nasıl getiriyor diye baktığımız zaman bir kere sadece ihtiyacı olan şeyleri aldığını görüyoruz. Özel olarak promosyonların ve indirimli ürünlerin peşinde koştuğunu görüyoruz. Yani günlük alışverişlerinde birçok marketi dolaşarak evin sepetini farklı marketlerden toparlıyor. Bir kısmını zincir marketlerden, bir kısmını mahalle marketinden, diğerlerini de indirim marketlerinden. Bu doğrultuda promosyonların haber verilmesi konusunda komşular arasında müthiş bir haberleşme sistemi olduğu da kesin. Üst mahalledeki marketin yaptığı promosyon kulaktan kulağa etraftaki tüm mahallelere yayılarak marketteki stoğun hızlıca bitmesi ile sonuçlanabiliyor.

Bizler pazarlık etmeyi de çok seviyoruz, sadece pazarda, işportacılarda, tekil mağazalarda değil artık neredeyse tüm satın alımlarda pazarlık ediyoruz. Aslında bir şekilde marketlerin promosyonları veya sadakat kartları ile yaptıkları da bu pazarlıkların kurumsal halleri diye yorumlanabilir. Prestije de çok düşkünüz. Her zaman en ucuz ürünü alırız diye bir düşüncemiz yok ve prestijli bulduğumuz veya memnun olduğumuz markaları kullanmaya devam etmek konusunda da oldukça kararlıyız. Ama şunu yapıyoruz; kendi markamızı en ucuza satan marketin peşinde koşuyoruz. Hatta o günlerde ucuza bulamazsak o ürün grubunu almıyoruz ve evdeki stoklarımız bitene kadar promosyon yakalamaya çalışıyoruz. Bunu yapabilmek için de ev stoklarına çok hakimiz ve evde stoklu gitmeyi çok seviyoruz. Yeni ürünleri denemeyi de çok severiz. Fiyatları uygunsa tabii ki. Satın almadan evvel incelemeyi, evirip çevirmeyi, özelliklerini okumayı da çok severiz. Sonuçta alışverişten hoşlanıyoruz, mecburen bile olsa, para harcamayı kim sevmez ki.

Kıvanç Bilgeman

Ipsos KMG, Tüketici Panelleri

Genel Müdür

  • Alışverişten hoşlanmam

Türkiye’de insanların alışveriş tutumlarına bakıldığında, ilk çarpıcı bulgu, alışveriş ile uğraşmaktan hoşlanmayan erkeklerin oranı %39 iken kadınlarda bu oranın sadece %25 olmasıdır.

  • Yeni ürün ve markaları denemeyi severim

Öte yandan, alışverişte yeni ürün ve markalar denemeyi sevenlerin oranı Türkiye genelinde %42 iken, bu oran 14-17 yaş grubunda %47, 18 - 24 yaş grubunda %47, 25 - 34 yaş grubunda %45, 35 - 44 yaş grubunda %39 ve 45 yaş üzeri grupta %38.

  • Alışveriş alışkanlıkları

Türkiye’de insanların %40’ı istediği ürünü almak için daha fazla para ödeyebileceğini belirtiyor, %44’ü promosyonlu ve indirimli ürünleri takip ediyor. Her zaman için en ucuz ürünü almaya çalışanların oranı ise %30.

  • Prestijli ürünleri tercih ederim

Prestijli ürünleri tercih etme oranı Türkiye genelinde %40 iken, sosyal statü azaldıkça bu oran da azalıyor. AB grubunda bu oran %48 iken, C1'de %44, C2'de %38 ve DE'de %34.

  • Mağaza kartı kullanımı

Mağaza kartlarını kullanma oranı kadınlarda erkeklere göre daha fazla. Kadınların %39’u mağaza kartları kullanırken bu oran erkeklerde %35 olarak tespit ediliyor.

Öte yandan mağaza kartlarını kullanma oranı en yüksek SES grubu AB (%50). DE grubunda ise bu oran %26’ya düşüyor.

  • Alışverişte pazarlık yaparım

Alışverişlerinde pazarlık yapmayı ihmal etmeyenlerin oranı Türkiye genelinde %50 iken, ileri yaşlarda bu oran daha fazla. 14 - 17 yaş aralığında %40, 18 - 24 yaş aralığında %44, 25 - 34 yaş aralığında %50, 35 - 44 yaş aralığında %53 ve 45 yaş üstündekilerin %54’ü alışverişte pazarlık yaptığını söylüyor.

  • Alışveriş alışkanlıkları

Türkiye’deki insanların %63’ü ihtiyaç duymadığı şeyleri satın almadığını belirtirken, %31’lik bir kesim ise alışveriş sırasında önceden hazırladığı listeye sadık kaldığını ifade ediyor. Bir başka deyişle “bilinçli tüketicilerin” oranının yüksek olduğu söylenebilir.

  • Kullanım talimatlarını inceleme

Aynı şekilde, bir şey satın almadan önce ürünlerin kullanım talimatlarını incelemek de yaygın bir davranış. Bu oran kadınlarda daha güçlü bir alışkanlık. Kadınların %56’sı ürünlerin kullanma talimatlarını incelediğini ifade ederken bu oran erkeklerde %48 olarak tespit ediliyor.

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Medya
PDF
Yorumlar
1.93 / 14 Ekim 2017 , Cumartesi 00:50
15 yaşındayım 1.93 üm boy olayı doğru
Yorum Yazın