Facebook
Twitter
Başa Dön
COGİTO, ERGO SUM

Ben Gelene Kadar İdare Etceksin

13 Ağustos 2012 , Pazartesi 11:26
Ben Gelene Kadar İdare Etceksin
emine.pura@halklailiskiler.com

İletişim kazaları aslında iletişim hikayeleridir. Amelié’nin banyodaki saklı kutuyu bulmasıyla başlayan hoş sürprizler gibi, ben de etrafımdaki bu ilginç iletişim hikayelerini takip etmeyi seviyorum. Jean Pierre Jeunet’in elinde şahane bir eser çıkacak kadar renkli hikayeler bunlar.

Günlük hayatta, herkesin başına gelen iletişim kazaları, kendini doğru ifade edememe, karşındakini anlamama, dikkat dağınıklığı veya Türkçe’nin hatalı kullanımından kaynaklanabilir.

Aynı topraklarda aynı şartlarla yetişmiş aynı dili konuşan iki insandan biri, o dil ile edebiyat tarihinde kabul gören eserler yazarken, diğer insan iki kelimeyi bir araya getiremeyebilir. Evet, beynimizin farklı noktaları farklı çalışır, güçlü ve güçsüz yanlarımız vardır, herkes aynı olamaz ama günlük iletişimde bile aynı kelimeler, kimi zaman ballı börek kimi zaman zehir zemberek olmaz mı?

Apartman görevlimiz, beni evde bulamayınca, izne çıktığına dair bir not bırakmış kapıya.

Son cümleyi okuduğumda bana manidar bir gönderme yaptığını düşünmedim değil. Notu aynı şekilde yazıyorum; “Emine hanım Ben Ahmet Ben 17 ğün izine Ayrılıyorum Ben gelen Kadar idare etceksin.” Asıl söylemek istediği şuymuş; “ Ben olmadığımda, gazeteni diğer görevli bırakıyor ya, bu dönem o da izinli. O yüzden bu 17 gün boyunca gazete mazete yok.”

Ülkemizdeki Türkçe-İngilizce çevirilere hiç girmiyorum, oradan başlı başına bir yazı çıkar. Dillere destan “Chicken Translate / Tavuk Çevirme”’den daha da başarılı bir örneği ise paylaşmadan geçemeyeceğim. “Cheese Language”… Bir otel zincirinin, kahvaltı büfesinde misafirlerine anlatmak istediği; “Dil Peyniri”’nden başka bir şey değil.

Günlük hayatımızdaki yanlış anlaşmalar, iş hayatında başımıza geldiğinde maalesef daha tehlikeli sonuçlara sebebiyet vermektedir.

Üst düzey misafirleri, arayarak bir etkinliğine davet edecek görevlilere, telefon görüşmeleri için konuşma metni verilir. ”Sizi mutlaka aramızda görmek istiyoruz.” ile kast edilen “Sizsiz olmaz, bizim için çok kıymetlisiz” tadında,  sevgi dolu bir ifadedir. Nasıl olur da biri bunu “Mutlaka gelmeniz gerekiyor” diye söyler de o kıymetli davetli bu teklife “Ben mecbur muyum katılmaya, kim oluyorsunuz da bana görev tebliği edersiniz?” diye kızabilir.

Ülkemizin fıkralarıyla meşhur bölgesinde, market sahibi satışlarını arttırmak için promosyon düzenler. Tüm duyuru malzemeleri basılır, çevre mahallelere dağıtılır ve marketin camlarına afişler asılır. Satışlarda ilk iki gün önemli artış olur. Marketi ziyaret eden bir markanın satış temsilcisi afişlere bakarken hayretler içindedir; “3 al 4 öde”! Satış temsilcisi hemen market sahibinin ofisine gider, “Abi ne yaptınız siz, nedir bu?” der ama sorunun ne olduğunu anlatabilmesi oldukça zamanını alır. Promosyon “4 al 3 öde” olarak düzeltilir.

Markaların iletişiminde, Türkçe’nin doğru kullanımı, iletişim teknikleri ve stratejilerinin doğru kurgulanması çok önemlidir. Bu alanda tecrübeli iletişimciler, markalara değer katacaktır. Kıssadan hisse.

 

https://twitter.com/EminePura

http://mefallingfree.blogspot.com

 

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları