Facebook
Twitter
Başa Dön
YUMURTALI OMLET

Uyanış vs Dünya’nın Sonu

8 Eylül 2014 , Pazartesi 15:52
Uyanış vs Dünya’nın Sonu
esra.gunel@gmail.com

2012 yılında Maya’ların bahsettiği Dünya'nın sonu gelmediğinde, birçok kişi konuyu aslında sözü geçen Dünya’nın sonu kurgusunu insanoğlunun bitirdiği kaynaklara bağlamıştı. Yani Dünya’nın sonunu zaten biz getiriyorduk!

2014 yılına gelindiğinde ise şöyle bir duruma baktığımızda aslında benim hâlâ umudum var hem de her zamankinden fazla! (Tamam kaynaklar son hız hala tüketiliyor, buzullar eriyor, su da yok o başka!)

Yaz boyunca birçoğumuzun denk geldiği paylaşma çılgınlığına dair yazılanların aksine tüm bu yaşananlardan Dünyamız için bir umutışığı aramakta fayda olduğu kanısındayım, peki ama nasıl?

Paylaşma çılgınlığının artık hayatımızda aktif yere sahip sosyal medya araçları ile önem kazandığı doğru. Belki bu birçok başka insanın da internette geçirdiği vakti yakın ya da çok yakın olmadığı insanların yarattığı içerikle harcamamak istememesi nedeniyle kötü bir şey olarak algılanabilir. Ancak bana göre tümüne büyük bir "delilik", "çılgınlık" olarak bakmak çok da doğru olmaz.

Hızlıca son dönemde yaşanan teknolojik gelişmelerin büyük kitleler üzerinden yarattığı değişimlere gözatalım. (bunu yaparken de hızlıca yapmaya özen göstericem zira son dönemin popüler konularından biri olduğuna değinmiştik daha fazla sıkılmayalım)

Hepimiz yıllardır bahçemizde duran çiçeğin 10 farklı resmini çekip yeni filtrelerle farklı görüntülerine bakıp hayran kalıyoruz.

Tatil her zamankinden daha fazla tatil şimdi, denizde havuzda barda paylaştığımız fotoğraflarla.

Eskiden çocukların resimlerine en fazla 18 yaşındaki kız/erkek arkadaşları bir-iki de yakın akraba bakarken artık tüm çocukların doğumdan evliliğe fotoğraf albümleri karşımızda!

Yediğimiz her yemek daha güzel görünüyor olmalı bize ki, neredeyse Instagram kullanmaya başladığımızdan beri yediğimiz tüm yemeklerin bir özeti hesabımızda duruyor (ara ara bakıp özlem giderdiğimize de eminim ne güzeldi şu sütlaç yaeee).

Evet buraya kadar tüm bu paylaşım çılgınlığı konusuna en çok emek veren konuları andık.

Bu işin eğlenceli tarafına kısa bir turdu, bu bölümde Dünyamız için büyük umutlar aramaya çok gerek olmadığı doğrudur.

Bir de hayatla ilgili bugüne kadar çoktan gözden kaçmış acı gerçeklerimiz var, eskiye göre çok daha hızlı önümüze gelen.

Artık yaşanan tüm savaşlar gözümüzün önünde yaşanıyor! Bombalanan evlerin içindeki çocuklar Twitter’dan duyuruyor seslerini.

Hesabınızda sıradan, komik videolu fotoğraflı bir gün geçirirken birden birileri için gerekli kanı temin etmek için yardım isteyenlerden ya da yardım edenlerden haberdar olabiliyoruz!

Politakaya dair her şey! Mecliste olan kavgalar, bilinmesinin mi bilinmemesinin mi daha iyi olduğunu anlayamadığmız tüm politik diyaloglar yine gözümüzün önünde gerçekleşiyor ve yine hepsi "bu paylaşım çılgınlığı"nın içerisinde.

Kısaca herkesin hoşuna gitse de gitmese de şimdiye kadar gözümüzün önünde olan olamayan her şey daha fazla anlam kazanıp Dünya ile paylaşılabilir bir hale geldi, iyiki de geldi.

Bu sayede tüm güzellikler kadar Dünya’nın şuana kadar bizden saklanan tüm acısı, yalanı, dolanı da artık saniyeler içinde gözlerimizin önünde.

Belki 2012’de Dünya’nın sonu için yapılan yorumlar hâlâ gerçek, hâlâ tüketim yukarlarda, hâlâ savaşlar devam ediyor, insanoğlu hâlâ acımasız ve önyargılı ama şimdiye kadar bunları hiçkimseden bu kadar doğrudan duymamıştık, kulaktan kulağa söylenenleri acaba gerçek mi diye değil tüm görüntüleriyle kendimiz tanık olmamıştık. Uyandık, uyandırıldık!

Dünya belki aynı Dünya ama biz değiliz!

 

Esra Günel Twitter hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

 

 

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları