Facebook
Twitter
Başa Dön

Serdar Savaşır; "Bir insanın zeki olabilmesi için önce akıllı olması lazım"

7 Ocak 2013 , Pazartesi 09:30
Serdar Savaşır; "Bir insanın zeki olabilmesi için önce akıllı olması lazım"

 

Halklailiskiler.com için sizinle yapay zeka, yapay akıl uzmanlık alanlarınızı konuşmak istiyoruz. Ama öncelikle sizi tanıyalım, uzmanlığınızı göstermek şansına da sahip olalım.

SS: Özetlemek gerekirse, Galatasaray lisesini bitirdim ve akabinde İngiltere'ye gittim. İngiltere'de önce Brunnen Üniversitesi'nde Computer Science okudum. Daha sonra aynı üniversitede artifical intelligence konusunda PHD yaptım.

Daha sonra akademi ile ilişkimi kesmeksizin diğer taraftan endüstriye açıldım. Information technology konusunda önce bazı büyük şirketlerde çalıştım İngiltere'de. Daha sonra kendi şirketimi başlattım. Bu arada IT'nin çeşitli alanlarında işler gerçekleştirdik. Dediğim gibi akademi ile olan temasımı kesmedim hala da devam ediyor. Akademisyen olarak da profesörlük unvanını da yakında elde edeceğiz.

Bu aslında biraz da öngörü ile ilgili olan bir alan. Teknolojinin bu kadar gelişmesi ve bizi farklı alanlara taşıması... ve siz de bunu çok önceden uzmanlık olarak kendinize MBA ile başlıyor olmanız. Bu nasıl bir his sizin için?

SS: Galatasaray Lisesi'nde okurken önce lise döneminin başlangıcında bir ikilem yaşadım. Şöyle ki, rahmetli babam doktordur, çok ünlü bir dahiliye mütehassısıydı ve beni gözlemlerinden çıkarmış bir sonuç olacak ki, hep beyin cerrahi olmamı istedi. Ben bununla büyüdüm diyebilirim lisenin son sınıfına gelene kadar. Ve hakikaten de ben beyin cerrahi olacağımı düşünüyordum kendimi de tabiri caizse buna alıştırmıştım. Fakat lisesinin son sınıfında o zamanki Fransız Müdürümüz beni odasına çağırdı ve "Ne yapacaksın lise bittikten sonra?" dedi. Herhalde beyin cerrahisi olacağım dedim, "Duymamış olayım" dedi. Niye dedim, "Bakın, şu an dünyada yeni yeni gelişmekte olan ve önü çok çok açık olan bir alan var, Ordinatör okuyacaksın ve Fransa'da okuyacaksın sen" dedi.

Bunun üzerine benim biraz kafam karıştı. Biraz inceledim o zaman ki tabi Türkiye'ye 1970'lerin sonlarından bahsediyoruz. O zaman tabi internet yok herhangi bir konu hakkında bilgi almak zor. Sonra bir baktım Computer Science olan bir alan gelişmekte ve bu alanın çok geniş ve çok büyük bir geleceği olduğunu farkına vardım o an. Ben Galatasaray'dayken bütün derslerde başarılıydım ama matematik, fizik, kimya en iyi konularımdı. Sayılarla oynamayı çok severim ben çocukluktan beri. Bütün bunlar bir araya gelince benim böyle bir karar vermeme yol açtı.

Galatasaray Lisesi'ni ben birincilikle bitirdim ve o sene ilk ve son olmak üzere Galatasaray Spor Kulübü, o zamanki başkan, şimdi rahmetli oldu, Sayın Selahattin Beyazıt ağabeyimiz öncülüğünde bana Galatasaray Kulübü istediğim herhangi bir ülkede üniversite tahsilimi yapmam için bana burs verdiler. Onunla derhal İngiltere'ye gittim.

Niye Fransa'ya gitmediniz derseniz o başka bir konu, isterseniz ona girmeyelim.

Fakat sonuçta tabi orada en önemli faktör şuydu; Computer Science denen alanın akademik olarak ve aynı zamanda application olarak da en iyi halen de öyle verilen ve devamında da profesyonel anlamda en fazla ilerleme kaydetmiş olan ülke İngiltere'dir.

Serdar Savaşır; "Yapay zeka veya yapay zeka sistemleri insanları lüzumsuz hale getirmeyecek"

Bu gelişim sürecinde sadece teknolojik anlamda değil dünyada ve bizim algılarımızda da çok farklı yapılar oluşmaya başladı, gelen gelişimlerle, izlediklerimiz, gördüklerimiz, okuduklarımız, öğrendiklerimizle. Aslında bu nesiller okumuyor, dinliyor ve izliyor, daha farklı kanallarda. Buradan yapay zekaya geçiş nasıl oldu? Neden yapay zeka? Dünyamızda bu yapay zekayla birlikte neler değişecek?

SS: Yapay zekaya benim ilgim nasıl oldu kısaca ondan bahsedelim. Computer Science okurken son sınıfta yapay zeka diye seçmeli bir ders karşıma çıktı ve ben onu hemen seçtim. Bir sene dersi okurken şunu fark ettim; insanların üzerindeki yük gittikçe daha da büyüyor, daha da büyüyecek, bunun sonu yok. Bir şekilde insanlara yardım etmek lazım. Bir şekilde insan beynine yardım etmek lazım.

Çok basit bir örnek vereyim; doktorluk, tıp. Baktım ki babam çok titiz bir doktordu. Her hastayı bir saat muayene ederdi. Ben bunu gördüğüm zaman hem gururlanırdım hem de babam adına üzüntü duyardım. Bana derdi ki babam; "Doğru teşhis yapabilmenin kilidi hastadan alacağın bilgidir". Hastanın hikayesini alacaksın, ailesini inceleyeceksin derdi.

Babanız çok öngörülüymüş, çünkü şimdi o çiplerle galiba bu işler çözülmüş olacak.

SS: Evet, çünkü orada siz bir yapay zeka sistemine bu tür bilgileri çok rahatlıkla yükleyebilirsiniz. İnsan faktörü her zaman için gerekli. Yanlış anlaşılma olmasın, yapay zeka veya yapay zeka sistemleri insanları lüzumsuz hale getirecek. Böyle bir kavram yok.

Yardımcısı olabilir mi?

SS: Yardımcısı. Siz benim hastamsınız, ben doktorum ve size teşhis koymaya çalışıyorum. Bana orada computerın yardımı nedir? Yüklenmiş olan bilgilerle benim teşhise giden analizimi yönlendirebilir. Ormanda yolunuzu arıyorsunuz, size bir organizma bu taraftan gitmen gerekiyor aldığım bilgilere göre derse, bütün ormanı arayacağınıza oraya yönlenirsiniz, orada ufak bir alan içerisinde kalıp, orada araştırmanızı yapıp teşhisinizi orada yaparsınız.

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Medya
GALERİ
VİDEO İZLE
Yorum Yazın