Facebook
Twitter
Başa Dön
ERKEK GİYİM TRENDLERİ

Erkekler Ağlayarak Devrim Yapabilir mi?

2 Mayıs 2017 , Salı 10:41
Erkekler Ağlayarak Devrim Yapabilir mi?
haticegokce@haticegokce.com

Köşemin adı Erkek Giyim Trendleri. Ben de bir erkek giyim tasarımcısıyım. Erkeklerin giyimine etki eden sosyolojik etkileri ve  psikolojik değişimleri bilmeden ve hatta bunların etkisini görmeden giyim trendlerinden bahsetmenin sığ sularda yüzmek gibi bir şey olduğunu düşünüyorum. 

Konumuz erkekler olunca, biraz geçmişe dönüp baktığımda erkeğin güçlü ve zayıf yanlarını araştıran çok az kitap olmasını garip buluyorum. Kadın ve kadına dair her şey keşfedilmiş iken hala erkeğe özgü bilmediğimiz aydınlanmamış ne çok şey var! Hele de zayıf yanları konusunda!

Geçmiş yüzyılda ataerkil toplumun bir sonucu olarak erkeğin görevi kadını koruyup kollamak iken 21. yüzyılda erkekler ve kadınlar cinsiyetlerin eşit olduğunu teoride de olsa kabul etmiş görünüyorlar. 20. yüzyılda erkeğin otoritesi karşı konulamaz bir gerçek iken 21.yüzyılda kadınlar eğitim olanaklarına ulaşmış, iş fırsatları, siyasi ve ekonomik haklar gibi haklarını ele almış durumda.. Bunlar olurken erkekler acaba ne kazandı ya da kaybetti? Yaşanan bu değişim erkekleri nasıl etkiledi?
Sosyolojik olarak baktığımızda, boşanma oranlarının artması, özel sektörde kadınların yükselişi ve ağırlıklı olarak kadınların başarılarına odaklanılması erkeklerin gücünü kaybettiği hissini uyandırıyor diyebiliriz.

2003 yılında metroseksüellik kavramı hayatımıza girdiğinden beri medyanın da etkisi ile her şey hızla değişti. Kısaca erkekler daha önce hiç görülmediği bir biçimde görülmeye başlandı hatta "keşfedildi" diyebiliriz. Bu elbette birden olmadı. Kadının ekonomik gücü sosyal hayatın içinde konumuyla birlikte değişince bu erkekleri de etkiledi ve var olan pazarı da inanılmaz biçimde değiştirmiş oldu.

Erkeklerde atalarının hayretle karşılayacakları bazı değişimler oldu. Mesela cilt bakımı yapmaya başladılar. Estetik yaptırmayı artık gerekli buldular. 2012 yılından beri inanılmaz bir ivme ile büyüyen kozmetik sektörü erkeklerin hizmetine yepyeni ve çeşit çeşit ürünler sundular. Bu bile başlı başına erkeklerin keşfedildiğinin ve erkeklerdeki değişimin en açık kanıtı.

Bu konu elbette reklam ve pazarlama bölümlerinin erkeklere bambaşka bir açıdan bakmaları gerektiğini ve bilgilerini güncelemelerinin aciliyetini ortaya çıkardı. Ayrıca bu durum erkeklerin daha önce hiç gündeme gelmediği biçimde yeni bir döneme girdiğimizi de ispatlamış oldu.

Sosyolojik evrende baktığımızda cinsiyet teorileri arasında erkeğe dair en can alıcı sözü "erkeklik" kavramına yaklaşımıyla Raewyn Connell (reyvin kanıl) söylüyor diyebiliriz. Ona göre erillik biyolojikse erkeklik de kültürel bağlamdan ayrı bir kavram değil hatta tam anlamıyla kültürel bir "inşa". Dışarıdan yapılanıyor ve birçok biçimi var; kendi içinde de farklılıklara sahip bu nedenle de belirsiz aslında. Erkeklik; hiyerarşik düzenden, sosyal hayattan, ideolojilerden, siyasi hayattan, dilden, kültürden ve daha bir çok şeyden etkileniyor kendini bunlarla kuruyor ve var ediyor. Bunu bir noktada Connell (kanıl) Gramsci (gramşi) ye atıfta bulunarak "hegemonik erkeklik" kavramıyla açıklıyor, Serpil Sancar'dan aktarıyorum: "Hegemonik erkeklik en genel anlamıyla, iktidarı elinde tutan erkeklerin sahip olduğu erkeklik değer ve yapılarının toplumun geri kalanına, erkeklere ve kadınlara, farklı biçimlerde özendirerek, zorlayarak, dışlayarak ya da paylaşarak kabul ettirilmesini sağlayan düzenin adıdır." (Serpil Sancar Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları - Erkeklik)

Tüm bu baskılar ve zorlamalar üzerine erkekler güçlü olmak zorunda olmadıklarını artık biliyorlar; çünkü bunca değişimden sonra yeniden güçlü olduklarında taşıdıkları bütün yükü tek başlarına tekrar omuzlamak zorunda kalacaklarını düşünüyorlar. Ne dersek diyelim kadınların çalışma hayatına girmesiyle hayatın yükünü kadınlarla paylaşmayı çabuk benimsediler. 

Rekabet, mücadele, başarı artık sadece erkeklere özgü değerler değil. Bütün bu kavramları kadınlarla paylaşmak zorunda olduklarını biliyorlar.

Dünyada pek çok marka erkeklerin anlayacağı yepyeni bir dil geliştirmeyi benimsedi.  Onları kazanmak için yeni yollar denemeye başladı. Moda markaları koleksiyonlarını erkekler için de hazırlamaya başladı. Markalar, ünlülerden sporculara erkeklerin kendilerine ve hemcinslerine bakış biçimlerini değiştiren erkekleri markalarının yüzü yaptılar. Spor salonları farklı yaş gruplarında erkeklerin vücutlarıyla barıştıkları salonlara dönüştü.

Dünyadaki değişim elbette bugüne kadar sosyal baskıyla şekillenmiş Türk erkek profilini de etkiledi. Her yeni girişim hızla yerini buldu. Hatta bazı konularda bizi lider konuma getirdi. Bakınız: saç ekimi. Dünyanın en başarılı, en estetik saç ekimi ülkemizdeki kliniklerde yapılıyor. Saç ekim turizminden bahsediliyor ve günde ortalama 100 saç ekimi yapıldığı söyleniyor.

Moda konusunda sayısı az da olsa klasik markalara alternatif olma yolunda ilerleyen Türk erkek giyim tasarımcıları var ve küçümsenmeyecek ve gelecek vaadeden müşteri portföyüne sahipler.


 
Ülkemizdeki toplumsal cinsiyet rollerindeki hızlı değişimin de ergenlik çağındaki erkeklerin kafalarının karışmasına sebep olduğu bir gerçek. Artık evliliklerin çok kısa sürmesi, sadece anneleri ile büyüyen erkek çocukları ve okullardaki erkek öğretmen azlığı erkek çocuklarının küçük yaşlarda ilk etkilendiği erkek rol modellerinin neredeyse yok olmaya yüz tuttuğunu gösteriyor. Olumlu rol model konusunda sorun yaşayan yeni nesil erkeklerin, kendilerine ve kendi cinslerine bakış biçimini değiştiren yeni isimlere ihtiyaç duyduğu bir gerçek. Müzik sektörü böyle bir konuda her zaman en etkili alan oldu. Gençlere olumlu yönde etki edecek, rol model olacak bir isim Can Bonomo geçen hafta Türk erkek dünyası için önemli bir etkinliğin işbirlikçisi oldu. Erkeklerin dünyasında yerli yeni bir adım atıldı diyebiliriz. Erkek bakım markası Axe, müziği ve stiliyle çok beğenilen Can Bonomo ile bir işbirliğine imza attı. Axe, kullanıcılarını yanlış veya doğru erkek tanımının olmadığı, etiketlemenin, kalıpların, sınırlamaların yaşanmadığı bir dünyaya davet etti. Bilinen en büyük erkeklik klişesini yıkarak özgürleşme çağrısı yaptı. Müziğin evrensel dilini kullandı. Axe, Nilüfer’in unutulmaz ‘Erkekler Ağlamaz’ şarkısını, “Erkekler De Ağlar” olarak yeniden yorumlayan Can Bonomo ile erkekleri özgürleştirme yolunda ilk adımı attı.

Erkeklere pazarlama yapmak onların motivasyonlarını bilmekten geçiyor ve bu proje ile aslında en önemli ve ilk duygusal motivasyonun gerçekleştirildiğini düşünüyorum.

Yeni bir erkek tanımı yapılacak ve bu erkek asla atalarının benimsediği kuralları benimseyen bir erkek profili olmayacak! Kadınların feminizm hareketi ile kazandıklarını şimdi erkekler kendileri için yapacakları hareketle kazanacaklar gibi görünüyor.

Hatice Gökçe web sitesi için tıklayın
Hatice Gökçe LinkedIn hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın
Hatice Gökçe Twitter hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın
Hatice Gökçe Facebook hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın
Hatice Gökçe Instagram hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın
Hatice Gökçe Pinterest hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Medya
GALERİ
Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları