Facebook
Twitter
Başa Dön
  • Anasayfa >
  • Salim Kadıbeşegil'den “İtibar Felsefedir” H B R Söyleşisi…

Salim Kadıbeşegil'den “İtibar Felsefedir” H B R Söyleşisi…

27 Ağustos 2019 , Salı 16:59
Salim Kadıbeşegil'den “İtibar Felsefedir” H B R Söyleşisi…

"Harvard Business Review  Türkiye Temmuz 2019 sayısında toplam 6 sayfalık bir söyleşim yer aldı. Söyleşinin yayımlandığı şekilde yer alan versiyonu yazının altındaki eklerde yer alıyor. Kendilerine bu kadar kapsamlı yer verdikleri için teşekkür ediyorum.

İtibar kavramı üzerine uzun zamandır çalışmalar yapıyorsunuz. Özellikle son 10 yılda bu konsept nasıl bir gelişim gösterdi?

İtibar yönetimi bir felsefe olarak 1990’ların başında yeşermeye başladı. Bunun ana nedenlerinden birisi, ardı ardına patlayan finansal skandallar ve yatırımcıların şirketlere olan güven kaybıydı. (Asil Nadir/Poly Peck) 2001 Enron ve 2008 küresel finansal krizi bunlara tuz biber ekti. Para ve “temsil ettiği değerler” bu krizlerle duvara toslamıştı. Ama hayat hala “para” ya da Amerikan Doları endeksli büyüme göstergeleri ile yönetiliyor. Ancak bu felsefe toplumun şirketlere ve kamu kurumlarına (düzenleyici kurumlara) olan güvenini geri getirmiyordu.

Bazı şirketler kendilerini yanlış işler içinde olanlardan ayırmak için bir şeyler yapma ihtiyacını duydular. Özetle “biz işimizi düzgün yapıyoruz, bize ve ürünlerimize güvenebilirsiniz” mesajı vermek istiyorlardı.

Ellerinin altında da bir “pusula” ve bir “reçete” buldular. Pusula Birleşmiş Milletler 1992 Rio Konferansında kabul edilen “Sürdürülebilir İnsani Gelişim Stratejisi” ve bunun 10 yıl sonra devamı olarak tanımlanan “17 maddelik Bin Yıl Hedefleri”. Reçete ise 1999 yılında yine Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın liderliğinde hazırlanan “Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi”

Bunların neden itibara dönüştüğünün anlamı kısaca şöyle; öncelikle gezegenin sürdürülebilirliğinin güvence altına alınması, yoksulluğun azaltılması, başta salgın hastalıklar olmak üzere insanlığın geleceğini tehdit eden her şeye karşı küresel işbirliği.. Bunlar öncelik değilse; günün birinde karşımızda ürün ve hizmetlerimizi alacak ne tüketici bulabiliriz ne üretim yapacak hammadde ne de varlığımızı devam ettirebilecek bir gelecek güvencesi.

Bugün tanımladığımız anlamda “itibar yönetimi” kavramının sırtını dayadığı içerik bu yaklaşım ve arkasındaki eylem ve stratejilerden oluşmakta. Ancak günümüz pratiğine baktığımızda adına “itibar yönetimi” adı verilen ve tanımladığımız felsefeyle uzaktan yakından ilgisi olmayan proje ve uygulamalarla şirketlerin “çelik çomak oynamakta” olduğuna tanık olmaktayız. Dahası, kendilerini itibar yönetiminin bir ya da birkaç sosyal projeye destek vermek ve kaynak ayırmakla aynı şey olduğu konusunda ikna etmeye çalışmaktalar."

 

Makalenin devamını okumak için;  http://www.salimkadibesegil.com/tr/2019/08/02/itibar-felsefedir-h-b-r-soylesisi/



Yorum Yazın