Facebook
Twitter
Başa Dön

Ece Vahapoğlu; “Kalpten gelen iletişim karşıya mutlaka geçer”

28 Ocak 2014 , Salı 13:44
Ece Vahapoğlu; “Kalpten gelen iletişim karşıya mutlaka geçer”
Ekranların sevilen yüzü, enerjisiyle herkesi kendine hayran bırakan Ece Vahapoğlu halklailiskiler.com ‘a verdiği röportajında özel açıklamalar yaptı. 
 
Sizi tanıyabilir miyiz, Ece Vahapoğlu kimdir?
EV: Dünya Kadınlar Günü gibi özel bir günde İstanbul’da Boşnak anne ve Adanalı babadan doğmuş, içi hep kıpır kıpır, enerjik, cesur, çalışkan, başarıya önem veren, sağlıklı yaşayan, spor delisi, meditasyon yapan, yabancı diller konuşan, seyahatten haz alan, iki sevdiği ülkede – İtalya ve Fransa- okumuş, yaşamda iyiyi gören, proje üreten, sevgi ve saygıya önem veren genç bekar bir kadın…
 
Ece Vahapoğlu; “İletişim yaşamın anahtarı”
 
İletişim sizin için ne ifade ediyor?
EV: İletişim yaşamın anahtarı. Aynı fikri doğru iletişimle karşıya geçirebilirken egosal iletişimle iletemezsiniz. İletişim sadece sözlü veya yazılı değil; enerjiseldir de. Kalpten gelen iletişim karşıya mutlaka geçer.
 
Kendinize nasıl bir iletişim stratejisi oluşturuyorsunuz?
EV: Pek çok insan gibi eskiden daha ‘egosal’ konuştuğumu anlamış biri olarak dengeli, net ve samimi mesajlar veriyorum. Sadece düşüncelerimi değil, hislerimi de paylaşıyorum. Sosyal medyayı aktif kullanıyorum. Blogumda geliştirici yazılar yazıyorum. Medya röportajlarımda net bir çerçeve çiziyorum. Projelerim olduğu dönemde medyada görünüyor, diğer zamanlar sessiz kalmayı tercih ediyorum.
 
Halkla ilişkiler sizce nedir?
EV: Genelde kurumlar ve markalar için kullanılan, algı yönetimi için destek elde etmek ve bunu sürdürebilir kılmak üzere planlanan bir yönetim şekli. Planlı olsa da samimi, duygulara dokunan ve karşıdakinin de işine yarayan bir mesaj verdiğinde başarılı olan bir olgu diye düşünüyorum.
 
Ece Vahapoğlu; “Medyayı kağıttan internete geçiş olarak görüyorum”
 
Gelecekte medyayı nerede görüyorsunuz? Gazetecilik nerede olacak?
EV: Kağıttan internete geçiş olarak görüyorum. Bilginin duyulması ve yayılmasının çok hızlandığı bir yere doğru gidiyor. Gazetecilik devam eder; çünkü öğrenme, araştırma ve paylaşma merakı insanın içinde var olan bir şey; mecrasının değişmesi pek fark etmez.
 
Hem spor üzerine hem de farklı konularda kitaplarınız var. Gazetecilik ve yazar olmanın benzer yanları var mı? Hangisi sizi daha çok heyecanlandırıyor?
EV: Gazetecilik, yazarlık, sunuculuk, spor eğitmenliği… Heyecanlarım dönemsel olarak değişse de yazmaktan her zaman keyif alıyorum. Bunu bir gazetede köşe yazarı olarak yapmak veya kendi internet ortamlarımda yazmak arasında artık pek bir fark yok. Kimse okumasa bile terapi niyetine de yazanlardanım. Not almayı severim. Spor ve beslenme son yıllarda ilgi alanım ve sağlıklı yaşam tarzımı profesyonel olarak da paylaşıyor ve insanlara destek oluyorum. Bunu hem uygulayarak hem yazarak yapıyorum.
 
Yeni kitap projeleriniz var mı?
EV: Beş sene önce Doğan Kitap’tan çıkan romanım ÖTEKİ yakında, tüm kitaplarımın basıldığı Alfa Yayın Grubu’na ait olan Artemis Yayınları’ndan revize edilmiş olarak çıkacak. Ayrıca bir kişisel gelişim kitabı projesi de aklımda ve gönlümde yatıyor. 
 
Ece Vahapoğlu; “Gençlerle birlikte olmak insanı dinamik tutuyor”
 
Aynı zamanda radyo ve tv sunuculuğu dersleri veriyorsunuz. Gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
EV: Küçükken öğretmen olmak isterdim. Gazeteci-yazarlıkla ve seminerler vererek bunu bir nevi yapıyorum ancak bir üniversitede ders vermek bambaşka bir öğreti. Gençlerle birlikte olmak insanı dinamik tutuyor. Gençlere tavsiyem, dünyayı takip etsinler, yabancı dil bilsinler, kendilerini sürekli geliştirsinler, kişisel ve ruhsal gelişimlerine önem versinler ve tabii ki spor yapıp iyi beslensinler.
 
Türkiye’de kurumsal sorumluluk çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
EV: Giderek öneminin ve faydasının anlaşıldığını, yeni ve güzel projelerin üretildiğini görüyorum. Hem insanlar hem de kurumlar daha anlayarak ve içselleştirerek bakıyor. Daha katedecek yol vardır; çünkü yardım ettikçe, hizmet verdikçe o güzel enerjinin geri döneceği idrak edilince daha çok proje ortaya çıkacaktır.
 
Ece Vahapoğlu; “Göbekli Tepe, insanlık tarihinin yeniden yazılmasına neden olabilecek, inanç tarihindeki gizli kalmış konuları aydınlatacak bir keşif”
 
Siz Göbekli Tepe Tanıtma Projesini yarattınız. Biraz bahsedebilir misiniz?
EV: Ülkemiz son yıllarda tüm dünyanın nefesini tutarak beklediği önemli bir keşfe ev sahipliği yapıyor. Göbekli Tepe, insanlık tarihinin yeniden yazılmasına neden olabilecek, inanç tarihindeki gizli kalmış konuları aydınlatacak bir keşif. Dünyanın ilk tapınağı ve ülkemizde. Tüm dünyanın bu denli ilgisini çeken, yurt dışından sadece Göbekli Tepe için Şanlıurfa’ya gelen turistlerimiz varken, maalesef bu kadar önemli bir mekan ülkemizde yeterli ilgiyi görmüyor. Bu bilinçle bu kadar değerli kültürel bir varlığı tanıtmaya destek olmak istedim. Geçen sene bir proje ürettim. Ekibimi oluşturdum. Ana sponsor olarak Doğuş Grubu’nun desteğini aldık. Göbekli Tepe’nin değerinin daha çok insan tarafından bilinmesini sağlamak ve farkındalık yaratarak bunu günümüz insanlığıyla paylaşma isteğim, yani bir nevi kültürel çevirmenlik bu tanıtma projesini doğurdu. İngilizce ve Türkçe web sitesi, editörlüğünü yaptığım bir kitap tanıtımın araçlarından bazıları. İlk sergiyi Şanlıurfa’da Bakan Faruk Çelik’in katılımıyla gerçekleştirdik. 25 Şubat’ta da İstanbul’da İstinye Park’ta sergiyi açacağız ve 10 gün boyunca ücretsiz gezilebilecek.
 
Ece Vahapoğlu; “İstanbul büyülü bir şehir”
 
İstanbul markası hakkında neler söylersiniz?
EV: İstanbul büyülü bir şehir; inanılmaz büyük ve renkli. Tanıtmak için çok malzeme var ama yeterli ve etkili tanıtım yapıldığını düşünmüyorum. Birkaç yıl önce Hollandalı bir ekip, CityFilm projesi kapsamında dünyanın başka şehirleri gibi İstanbul’a da tanıtım filmi çekti. İngilizce filmin sunucusu bendim. Bir hafta boyunca İstanbul’un en önemli özelliklerini çektik. Diğer şehirlerde bazen malzeme eksikliğinden zorluk çeken ekip İstanbul’un çeşitliliği karşısında şehrimize hayran kaldı. Düşünün böyle bir değere sahibiz.
 
Ece Vahapoğlu; “Gelecek dijitalde”
 
Günümüzde dijital medya önemli bir yer kaplıyor. Sizin için dijital dünya ne ifade ediyor?
EV: Dijital dünya, geleneksel medyaya göre acaba soğuk kalır mı diye düşünülürken aslında çok da renkli olduğunu gösteriyor. Teknoloji hızla ilerlediği için bazen insanı yoruyor. Ama gelecek dijitalde; bunu fark edebiliyoruz.
 
Bugüne kadar yapmakta en çok gururlandığınız şey nedir?
Göbeklitepe projesi ve TEV’in 40.Yılı kapsamındaki kravat projem. Göbekli Tepe uzun bir süredir azimle, canla başla uğraştığım bir proje. Zaman zaman bizi pes ettirecek noktalara gelmesine rağmen inancımı asla yitirmediğim meşakkatli bir projeydi. Ülkem adına çok güzel bir iş çıkardık.
Bursiyeri olduğum Türk Eğitim Vakfı’na gönül borcumu ödemek için vakfın 40. yılında aralarında Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın da olduğu 40 ünlü işadamından kendi kravatlarını toplayıp oluşturduğumuz tabloyu açık artırma ile satışa çıkarmaktı. Vakko’nun aldığı tablodan elde edilen gelirle üstün zekalı çocuklar için bir laboratuar açıldı.
 
Sporla ilgili işler de yapıyorsunuz. Bakanlık sertifikalı wellness antrenörüsünüz. Artık bu belge şart değil mi?
EV: Geçen sene Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı HİS Federasyonu’nda eğitimlere katılarak sertifika aldım. Kas anatomisinden beslenmeye kadar sağlık ve zindelik adına pek çok şeyi bilimsel öğrendim. Yönetmelik gereği belge olmadan hiç kimse kamuoyuna spor ve beslenme anlatamaz, egzersiz yaptıramaz. Kurumların ve markaların buna dikkat etmesi lazım. Evet, belge şart. Bu yüzden şirket çalışanları ve halk için güvenle seminer ve spor aktiviteleri yapıyorum.
 
 
Yasal Uyarı: halklailiskiler.com sitesinde yayınlanan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları halklailiskiler.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi herhangi bir içeriğin tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alınan içeriğin bir bölümü halklailiskiler.com’a link verilerek kullanılabilir.
Medya
GALERİ
Yorum Yazın